2027 Gündemi
Yeni Ekonomik Düzende Türkiye'nin Stratejik Konumu
Sermaye · Teknoloji · Üretim · Küresel Rekabet
21–22 Ekim 2027 | İstanbul
Dünya Ekonomisi Yeniden Şekillenirken Türkiye Hangi Stratejik Tercihleri Yapacak?
Küresel ekonomi; jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki değişim, sermayenin yeniden yönlenmesi, yapay zekânın üretim süreçlerine etkisi ve enerji güvenliğinin artan önemiyle yeni bir döneme giriyor.
Bu dönüşüm yalnızca ülkelerin ekonomik politikalarını değil; şirketlerin yatırım kararlarını, finansman modellerini, üretim stratejilerini ve uluslararası rekabet koşullarını da yeniden şekillendiriyor.
2027 yılı, Türkiye açısından makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi, yatırım ortamının geliştirilmesi, verimlilik artışı ve küresel değer zincirlerinde daha güçlü konumlanma hedeflerinin birlikte değerlendirilmesi gereken önemli bir dönem olacak.
Türkiye Ekonomi Zirvesi 2027, küresel ekonominin değişen dengelerini Türkiye'nin stratejik öncelikleriyle buluşturarak, kamu politikalarından sermaye hareketlerine, teknolojik dönüşümden sanayi ve enerji yatırımlarına kadar geleceği belirleyen ekonomik meseleleri ele almayı hedefliyor.
Zirvenin temel sorusu:
Türkiye, değişen küresel ekonomik düzende yalnızca rekabet eden değil, daha yüksek katma değer üreten, nitelikli yatırım çeken ve ekonomik dayanıklılığını güçlendiren bir ülke olarak nasıl konumlanabilir?
2027'NİN SEKİZ STRATEJİK GÜNDEMİ
01 | Jeoekonomi ve Küresel Güç Dengeleri
Yeni Ekonomik Düzende Türkiye'nin Yeri
Jeopolitik gelişmeler, ticaret politikaları, bölgesel ekonomik ilişkiler ve küresel tedarik zincirlerindeki değişim, ülkelerin ekonomik rekabet koşullarını yeniden tanımlıyor.
Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki ekonomik bağlantıları, yeni ticaret ve yatırım ilişkileri açısından fırsatlar sunarken jeopolitik ve finansal risklerin de dikkatle yönetilmesini gerektiriyor.
Stratejik sorular:
- Küresel ekonomik ayrışma Türkiye'nin ticaret ve yatırım ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
- Türkiye, Avrupa Birliği ve diğer önemli ticaret ortaklarıyla ekonomik entegrasyonunu nasıl derinleştirebilir?
- Yeni ticaret koridorları ve bölgesel tedarik zincirleri hangi yatırım fırsatlarını ortaya çıkarıyor?
- Jeopolitik belirsizlikler karşısında ekonomik dayanıklılık nasıl güçlendirilebilir?
02 | Türkiye Ekonomisi 2027: İstikrar, Büyüme ve Güven
Makroekonomik Dengelerden Sürdürülebilir Büyümeye
Enflasyonla mücadele, finansal istikrar, mali disiplin ve ekonomik öngörülebilirlik; yatırım kararları ve uzun vadeli büyüme açısından belirleyici önem taşıyor.
Türkiye'nin temel ekonomik önceliklerinden biri, fiyat istikrarı ile üretim, istihdam, yatırım ve verimlilik artışını destekleyen sürdürülebilir bir büyüme zemini oluşturmak.
Stratejik sorular:
- Fiyat istikrarı ve büyüme hedefleri arasında sürdürülebilir denge nasıl kurulabilir?
- Finansman koşulları reel sektörün yatırım ve büyüme kararlarını nasıl etkiliyor?
- Ekonomik öngörülebilirlik ve kurumsal güven yatırım ortamına nasıl yansıyor?
- Türkiye'nin orta vadeli ekonomik hedeflerine ulaşmasında hangi yapısal reformlar belirleyici olabilir?
03 | Küresel Sermaye ve Türkiye'nin Yatırım Rekabeti
Sermayenin Yeni Rotasında Türkiye
Uluslararası yatırım kararlarında pazar büyüklüğünün yanında ekonomik istikrar, hukuki öngörülebilirlik, düzenleyici şeffaflık, nitelikli insan kaynağı, teknoloji kapasitesi ve yatırımın uzun vadeli getirisi öne çıkıyor.
Türkiye'nin daha fazla nitelikli ve sürdürülebilir yatırım çekebilmesi, mevcut avantajlarını güçlendirmesi ve yatırımcıların beklentilerine cevap verebilen bir ekonomik ortam geliştirmesiyle yakından ilişkili.
Stratejik sorular:
- Uluslararası yatırımcılar Türkiye'yi değerlendirirken hangi risk ve fırsatları önceliklendiriyor?
- Doğrudan yabancı yatırımların niteliği ve kalıcılığı nasıl artırılabilir?
- Özel sermaye, girişim sermayesi ve uzun vadeli fonlar için hangi alanlar öne çıkıyor?
- Türkiye, bölgesel yatırım ve şirket yönetim merkezi olma kapasitesini nasıl geliştirebilir?
04 | Finansın Geleceği ve Sermayeye Erişim
Bankacılık, Sermaye Piyasaları ve Yeni Finansman Modelleri
Küresel finansal koşullar, faiz dinamikleri, dijitalleşme ve değişen risk yönetimi yaklaşımları, şirketlerin sermayeye erişimini ve finans kuruluşlarının stratejilerini dönüştürüyor.
Türkiye'nin ekonomik büyümesini destekleyen güçlü ve çeşitlendirilmiş bir finansman yapısı, bankacılık sistemi ile sermaye piyasalarının birbirini tamamlayan rolünü daha önemli hale getiriyor.
Stratejik sorular:
- Şirketlerin uzun vadeli ve uygun koşullarda finansmana erişimi nasıl geliştirilebilir?
- Sermaye piyasaları, üretken yatırımların finansmanında nasıl daha etkin rol oynayabilir?
- Dijital finans, finansal teknolojiler ve yapay zekâ finans sektörünü nasıl dönüştürüyor?
- Küresel finansal dalgalanmalara karşı kurumsal ve sistemik dayanıklılık nasıl güçlendirilebilir?
05 | Yapay Zekâ, Teknoloji ve Verimlilik Ekonomisi
Teknolojik Dönüşümden Ekonomik Değer Üretimine
Yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji gündemi değil; üretkenlik, yatırım, istihdam, kurumsal rekabet ve ekonomik büyüme açısından stratejik bir dönüşüm alanı.
Ancak teknolojik yatırımların gerçek ekonomik değeri, yalnızca kullanılan teknolojinin kapasitesiyle değil; verimlilik artışı, iş süreçlerine entegrasyon, insan kaynağı ve ölçülebilir sonuçlarla değerlendirilmeli.
Stratejik sorular:
- Yapay zekâ yatırımları şirketlerde nasıl ölçülebilir ekonomik değer oluşturabilir?
- Türkiye, yapay zekâ ve ileri teknoloji değer zincirlerinde hangi alanlarda rekabet avantajı geliştirebilir?
- Veri altyapısı, siber güvenlik ve dijital egemenlik ekonomik rekabeti nasıl etkiliyor?
- Teknolojik dönüşüm, istihdamın niteliğini ve geleceğin beceri ihtiyaçlarını nasıl değiştirecek?
06 | Sanayi, Üretim ve Küresel Rekabet
Türkiye'nin Yeni Üretim Stratejisi
Küresel üretim ağlarının yeniden yapılanması, sanayide otomasyon, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilirlik gereklilikleri, ülkelerin üretim ve ihracat stratejilerini yeniden değerlendirmesini zorunlu kılıyor.
Türkiye açısından temel mesele, üretim kapasitesini korumanın ötesine geçerek teknoloji yoğunluğunu, verimliliği, markalaşmayı ve ihracatta katma değeri artırmak.
Stratejik sorular:
- Türkiye, küresel değer zincirlerinde daha yüksek katma değerli konumlara nasıl ilerleyebilir?
- Sanayide dijitalleşme ve otomasyon rekabet gücünü nasıl etkiliyor?
- İhracat pazarlarında çeşitlilik ve dayanıklılık nasıl artırılabilir?
- KOBİ'lerin teknolojiye, finansmana ve uluslararası pazarlara erişimi nasıl güçlendirilebilir?
07 | Enerji, İklim ve Yeni Yatırım Ekonomisi
Enerji Güvenliğinden Düşük Karbonlu Rekabete
Enerji maliyetleri, arz güvenliği, iklim politikaları ve uluslararası ticarette değişen çevresel standartlar, sanayi yatırımlarının ve üretim stratejilerinin önemli belirleyicileri arasında yer alıyor.
Enerji dönüşümü; yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, finansman, teknoloji, altyapı ve uluslararası rekabet açısından da ekonomik bir dönüşüm alanı.
Stratejik sorular:
- Enerji güvenliği ve rekabetçi üretim maliyetleri nasıl birlikte yönetilebilir?
- Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve şebeke yatırımlarının ekonomik etkileri neler olabilir?
- Avrupa Birliği'nin karbon düzenlemeleri Türkiye'nin ihracatçı sektörlerini nasıl etkiliyor?
- Yeşil finansman ve düşük karbonlu üretim yatırımları nasıl hızlandırılabilir?
08 | Türkiye 2035: Geleceğin Ekonomik Rekabet Haritası
Bugünün Kararları, Yarının Ekonomik Konumu
Ekonomik rekabetin geleceği; yalnızca bugünün büyüme göstergeleriyle değil, ülkelerin uzun vadeli yatırım, eğitim, teknoloji, kurumsal kapasite ve üretkenlik tercihleriyle şekillenecek.
Türkiye'nin 2035 perspektifinde daha yüksek katma değerli üretim, nitelikli insan kaynağı, güçlü kurumlar, yenilikçilik ve uluslararası ekonomik entegrasyon birlikte ele alınmalı.
Stratejik sorular:
- Türkiye'nin 2035'e uzanan ekonomik rekabet öncelikleri neler olmalı?
- Hangi sektörlerde küresel ölçekte güçlü ve sürdürülebilir rekabet kapasitesi geliştirilebilir?
- Eğitim, yetenek ve teknoloji yatırımları uzun vadeli büyümeyi nasıl şekillendirebilir?
- Kamu ve özel sektörün uzun vadeli stratejileri hangi ortak hedeflerde buluşabilir?
GÜNDEMDEN STRATEJİK DİYALOĞA
Ekonominin Geleceği, Farklı Perspektiflerin Buluşmasını Gerektiriyor
Türkiye Ekonomi Zirvesi 2027'nin gündemi; kamu yöneticileri, iş dünyası liderleri, yerli ve uluslararası yatırımcılar, finans kuruluşları, teknoloji şirketleri ve akademik uzmanların farklı bakış açılarını aynı ekonomik tartışma zemininde buluşturmak üzere tasarlanmıştır.
Zirve, yalnızca ekonomik eğilimleri değerlendirmeyi değil; bu eğilimlerin kamu politikalarına, yatırım ortamına, şirket stratejilerine ve Türkiye'nin uzun vadeli rekabet kapasitesine etkilerini ele almayı amaçlamaktadır.
Gündemin temel yaklaşımı, fırsatları görünür kılarken riskleri göz ardı etmemek; ekonomik gelişmeleri tek yönlü değerlendirmeler yerine veriye, uzmanlığa ve farklı görüşlere dayalı bir perspektifle tartışmaktır.
2027'NİN KARARLARI, GELECEĞİN EKONOMİSİNİ ŞEKİLLENDİRECEK
Küresel sermayenin yön değiştirdiği, teknolojinin rekabet koşullarını dönüştürdüğü ve ekonomik dayanıklılığın giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde, doğru soruları sormak stratejik kararların başlangıcıdır.
Türkiye Ekonomi Zirvesi 2027, bu soruların kamu, sermaye, üretim ve teknoloji dünyasının perspektifleriyle ele alınacağı nitelikli bir diyalog ortamı oluşturmayı hedefliyor.
Geleceğin ekonomisini anlamak için bugünün stratejik kararlarını birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Türkiye Ekonomi Zirvesi 2027
Yeni Ekonomik Düzende Türkiye'nin Stratejik Konumu
21–22 Ekim 2027 | İstanbul